ben geldim bölüm 2 :) iş ve ev

ben.. Atıp tutan yok

efendim artık işsiz bir insanım :) kriz bizi de vurdu :) şaka bir yana işsizlik dalga geçilecek, esprisi yapılacak bir konu değil. işsiz bir çok insanımız var ve hepsine Allah’ tan yardım diliyorum. lakin benim artık işsiz(!) olduğum bir gerçek. şöyle ki, 6 aydır başında olduğum ve yönettiğim gazeteden ayrıldım. beklediğim bir ayrılıktı lakin zamanlaması biraz ani oldu. işin aslı yorulmuştum, burasıyla, kitaplarımla, evimle, kendimle, hiçbir şeyle ilgilenemiyordum… beden yorgunluğu hiçbir şey, beyin yorgunluğu bitirmek üzereydi beni. yani iyi oldu. işsiz değilim, sadece artık -belirsiz bir süre- mesai sistemiyle çalışmıyorum. kendi şirketim faaliyette, kendi işlerim devam ediyor, köşe yazılarım, haber sitem, projelerim tam gaz devam. bir müddet evde takılıp yeni kitaplara yoğunlaşacağım. tabi aylardır eve geceyarısı gelip sabah çıkınca, evle ilginememiştim. bugün kolları sıvayıp bahar temizliğine giriştik :) hafta sonuna kadar temizlik eylemimiz devam edecek :) sonra da eve tadilat başlıyor… madem taşınamıyorum, madem yeni ofisin tadını çıkaramıyorum, evi yenilerim ben de :) kısacası artık bol bol, daha da bol bol görüşeceğiz. misafirlerden bahsedeceğim, onu bir sonraki yazıda yazayım, kitaplar var dedim ya, bir de okuduklarım var, taksit taksit geliyor, ayrılmayın. sevgiynen :)

ben geldim bölüm 1 ½ :) minibook :)

ben.. Atıp tutan yok

bill amcaya olan zorunlu bağımlılıktan kurtulduk, minimini minibook’ ta (netbook da deniliyormuş bu alete ama minibook daha güzel) ubuntu’ nun özel sürümü çalışmakta şu an.. artık evden de yazabileceğim günlüğümüze, windows’u kullanamama ve güvenlik çekincesi son buldu.. şipşirin bir dağıtım yapmış ubuntu minibooklar için.. üstelik flashdiskten kuruluyor, ki bu aletlerin cdrom u yok zaten.. minibook ya da netbook artık ismine ne diyorsanız sahibi olan ve linux yüklemek isteyenlere tavsiye ederim : bu adresten indiriyorsunuz, burada da nasıl yükleneceği tarif ediliyor, ubuntu netbook remix… çok basit. şimdi yatıyorum, yarın bölüm 2 den devam :)

ben geldim bölüm 1 :) özet :)

ben.. Atıp tutan yok

efendim merhaba… sonunda vakit, vakitten ziyade konsantrasyon ve keyfim geldi :) epeydir ihmal ettik burayı.. sanırım bundan sonra düzene girecek bir şeyler.. neredeydim bu sürede? yaklaşık 6 ay önce evdeki inzavaya son verip, "hürhaber" isimli günlük gazetemizde işbaşı yapmıştık hatırlarsanız… genel koordinatör olarak başladığım görevim, gazetecilik 14 yaşından beri mesleğim olsa da zorlu geçti-geçiyor.. araya bir de yerel seçimler girince vakit kavramı sıfıra indi.. tabi "vakit yok" demek çare değil, çeşitli çözümler ürettik, yemeği ayakta yemek, az uyumak gibi :) seçim süreci yaklaşık 60 gün sürdü, bilfiil gazetenin başında her gün geceyarılarına kadar, seçim meydanlarında ve sokaklarda akşamlara kadar çalıştım… kariyerim açısından daha doğrusu bir "gazeteci" için gazetecilik mesleği açısından olağanüstü başarılı geçti.. atlatma haberleri, gündem belirlemeyi saymıyorum bile klasik oldu onlar artık :) ama mesela son günlerde patlattığım bombalar hele hele seçim sonuçlarını bindelik farklarla önceden tahmin etmem vardı ki okumalıydınız :) adamın anket şirketi var, ismi, markası büyük… bir sonuçlar yayınlamışlar akıllara zarar, bakıyorsun seçim böyle biterse "ben bugüne kadar ne yapmışım?" diyerek takkeni önüne alıp düşünmen lazım… en sonunda tak etti seçime üç gün falan vardı, "alın size anket" dedim, kendi anketimi, tek denekle yapılan ve % 100 sonucu doğru çıkan ilk ve tek anketi kaleme aldım :) seçim günü sandıklar açılıyor… açılıyor… açıldı… bingo! en kral fark bindelik, diğerleri birebir :) neyse efendim.. seçim sürecinde başında olduğum gazete, internetteki haber sitemiz, köşe yazılarım ve danışmanlık yaptığım şahıslar… kısacası geri kalan herşeyi "pause" etmek zorunda kaldık.. seçim bitti, bu defa yankıları, değerlendirmeler, analizler derken… araya bir de taşınma telaşı girdi… ben kendi şirketimdeyken 6 ayda bir ofis taşırdım.. 6 ayı geçince üstüme üstüme gelirdi duvarlar… baktım bu defa ofisin taşınacağı yok, ben evi taşıyayım bari dedim :) tam ev buldum, anlaştım, yerleşmeye hazırlanıyorum derken… araya bazı sorunlar girdi, benim ev meselesi askıya alındı ki.. büyük patrondan haber geldi, ofisler ve gazete merkezi taşınıyor, aynı binada birleşiyor.. bir hafta da bu telaş sürdü :) şimdi yeni yerimizden yazıyorum :) bu arada sırt ağrısından muzdaribim efendim… bir süre önce masabaşı pc olayına son verip kendime güzel bir laptop almıştım.. aldım ama alet 3 kilo.. bende bir sırt çantası var, içinde kuran meali, okuduğum kitaplar, dergiler, kalem, kağıt, kıl tüy derken, çanta 6 kilo :) her gün sırtımda kaplumbağa gibi 6 kiloluk yükü taşımaktan, zaten 95 kilo bendenizi taşımak için yeteri kadar efor harcayan omurga sistemi sinyal vermeye başladı… baktım olmayacak, hazır kampanyalardan birinden yararlandım, hani şu minibook’ lar.. bir minibook edindim efendim ki, minimini… büyük laptopa masabaşı pc vazifesi yükledim, akşamları çıkarken ofiste bırakıyorum, elimi kolumu sallaya sallaya eve gidiyorum, evde beni mini karşılıyor… sonuç; düzenli kullanımda sırt ağrısında % 95′ e varan azalma :) lakin minibook’ a windows kurmuş adamlar, ben linux aşığıyım, öyle ki windows kullanmayı bile unutmuşum… son zamanlarda biraz vaktim vardı, açıyorum siteye bir şeyler yazmak için, windowsun menüleri, aletleri ile yazı yazmaya üşeniyorum :) cd-rom’ u da yok ufaklığın, kendisi cd-rom’ dan az büyük zaten, pardus’ a geçemiyoruz.. çözüm arayışlarımız sürüyor.. bugün c.tesi, izinli olmam lazım değilim, ofisteyim… geçtiğimiz gün süper bir icatla karşılaştım, bir programcık, kuruyorsun, iki ufak ayar yapıyorsun, blogunun paneline kendi giriyor, sen yazmak istediğinde masaüstünde simgeye tıklayıp açılan minicik pencereye şu an benim yaptığım gibi yazıyorsun, geri kalanını o hallediyor. accayip bi kolaylık…şimdi benim yaptığım gibi… neyse efendim.. velhasılıkelam geçen zamanın özeti böyleydi.. ha bu arada iki kez dayak yiyip, bir kez bıçaklandım, onu saymazsak başka bir gelişme yok… var da yok… onları da birazdan, bir kaç saat sonra, belki akşam, bölüm bölüm anlatacağım.. mesela yeni kitaplar var.. mesela müzik var… okuduklarım-yaptıklarım var.. yeni misafirler var… var Allah var… :) sevgiynen efendim…

mutlaka ziyaret edin

ben.. Atıp tutan yok

http://www.hakkuran.com

ilgi görenler

ben.., kadı ola davacı.., kitapkurdu 1 kişi atıp tutmuş

kültür tv‘ de kitabımız KURAN AÇISINDAN EVRİM TEORİSİ kendi kategorisinde en çok ilgi gören kitap..

yazı yazmam lazım buraya ama

ben.. Atıp tutan yok

üşeniyorum, öyleyse yarın…

sahne arkasında tepişmişiz :)

ben.. Atıp tutan yok

sene 2001.. saat de 13:45 miş hatta :) istanbul’ da mia skate park diye bir yer vardı, orada konsere çıkmıştık. süper bir konserdi hatırlıyorum da… neyse.. youtube’ da kel alaka bir şey ararken buldum, o konserden önce, kuliste beklerken sahne alacak hepimiz bir el kamerası bulup azıtmışız.. freestyle yapıyoruz, daha doğrusu yapıyorlar benim bölümüm çıkmamış, bi’tek “manyaaaaak” şeklindeki back vokalim görünüyor :)

ceza, dr. fuchs, rapor 2′ den dj maho b, ozzy, hedef 12′ den hell m, yener, sihir, arkada bir yerlerde dj zack gözüme çarptı, çıplak vatandaş kim vallahi çıkaramadım, yerde oturan ceza’ nın sevgilisi elif (roka).. aynı konserde sagopa kajmer, tabi o zaman ismi silahsız kuvvet – dj mic check de sahne almıştı lakin o kulis onunla külliyen küs olduğundan yanda başka bir kuliste tecritte tutulmuştu hatırlıyorum… hehe.. ne günlerdi be..

karşınızda türkçe rap’ in o zamanki tüm demirbaşları ve “manyaaaaak” şeklindeki vokaliyle bendeniz :)

d&r’ da ilk 20…

ben.. Atıp tutan yok

KURAN AÇISINDAN EVRİM TEORİSİ

d&r din kategorisi en çok satanlar listesinde ilk 20′ de…

atıp-tutanlardan özür ve bilgi

ben.. Atıp tutan yok

epeydir siteyle ilginemediğimden onlarca atıp-tutma, yorum birikmişti. dün akşam hepsini tek tek okudum, soru soranlara, cevap verilmesi gerekenlere cevap verdim ve hepsini yayınladım. gecikme için kusura bakmayın der, hörmetlerimi sunarım. bu akşam uzunca bir yazı yazma planım var. sevgiynen.

yazıyorum yazıyorum yazzzz

ben.. Atıp tutan yok

biz beş kişiyiz

ben.. Atıp tutan yok

tanıştırayım; çakır :)