ben geldim bölüm 1 :) özet :)
25 April 2009 3:40 pm ben..efendim merhaba… sonunda vakit, vakitten ziyade konsantrasyon ve keyfim geldi :) epeydir ihmal ettik burayı.. sanırım bundan sonra düzene girecek bir şeyler.. neredeydim bu sürede? yaklaşık 6 ay önce evdeki inzavaya son verip, "hürhaber" isimli günlük gazetemizde işbaşı yapmıştık hatırlarsanız… genel koordinatör olarak başladığım görevim, gazetecilik 14 yaşından beri mesleğim olsa da zorlu geçti-geçiyor.. araya bir de yerel seçimler girince vakit kavramı sıfıra indi.. tabi "vakit yok" demek çare değil, çeşitli çözümler ürettik, yemeği ayakta yemek, az uyumak gibi :) seçim süreci yaklaşık 60 gün sürdü, bilfiil gazetenin başında her gün geceyarılarına kadar, seçim meydanlarında ve sokaklarda akşamlara kadar çalıştım… kariyerim açısından daha doğrusu bir "gazeteci" için gazetecilik mesleği açısından olağanüstü başarılı geçti.. atlatma haberleri, gündem belirlemeyi saymıyorum bile klasik oldu onlar artık :) ama mesela son günlerde patlattığım bombalar hele hele seçim sonuçlarını bindelik farklarla önceden tahmin etmem vardı ki okumalıydınız :) adamın anket şirketi var, ismi, markası büyük… bir sonuçlar yayınlamışlar akıllara zarar, bakıyorsun seçim böyle biterse "ben bugüne kadar ne yapmışım?" diyerek takkeni önüne alıp düşünmen lazım… en sonunda tak etti seçime üç gün falan vardı, "alın size anket" dedim, kendi anketimi, tek denekle yapılan ve % 100 sonucu doğru çıkan ilk ve tek anketi kaleme aldım :) seçim günü sandıklar açılıyor… açılıyor… açıldı… bingo! en kral fark bindelik, diğerleri birebir :) neyse efendim.. seçim sürecinde başında olduğum gazete, internetteki haber sitemiz, köşe yazılarım ve danışmanlık yaptığım şahıslar… kısacası geri kalan herşeyi "pause" etmek zorunda kaldık.. seçim bitti, bu defa yankıları, değerlendirmeler, analizler derken… araya bir de taşınma telaşı girdi… ben kendi şirketimdeyken 6 ayda bir ofis taşırdım.. 6 ayı geçince üstüme üstüme gelirdi duvarlar… baktım bu defa ofisin taşınacağı yok, ben evi taşıyayım bari dedim :) tam ev buldum, anlaştım, yerleşmeye hazırlanıyorum derken… araya bazı sorunlar girdi, benim ev meselesi askıya alındı ki.. büyük patrondan haber geldi, ofisler ve gazete merkezi taşınıyor, aynı binada birleşiyor.. bir hafta da bu telaş sürdü :) şimdi yeni yerimizden yazıyorum :) bu arada sırt ağrısından muzdaribim efendim… bir süre önce masabaşı pc olayına son verip kendime güzel bir laptop almıştım.. aldım ama alet 3 kilo.. bende bir sırt çantası var, içinde kuran meali, okuduğum kitaplar, dergiler, kalem, kağıt, kıl tüy derken, çanta 6 kilo :) her gün sırtımda kaplumbağa gibi 6 kiloluk yükü taşımaktan, zaten 95 kilo bendenizi taşımak için yeteri kadar efor harcayan omurga sistemi sinyal vermeye başladı… baktım olmayacak, hazır kampanyalardan birinden yararlandım, hani şu minibook’ lar.. bir minibook edindim efendim ki, minimini… büyük laptopa masabaşı pc vazifesi yükledim, akşamları çıkarken ofiste bırakıyorum, elimi kolumu sallaya sallaya eve gidiyorum, evde beni mini karşılıyor… sonuç; düzenli kullanımda sırt ağrısında % 95′ e varan azalma :) lakin minibook’ a windows kurmuş adamlar, ben linux aşığıyım, öyle ki windows kullanmayı bile unutmuşum… son zamanlarda biraz vaktim vardı, açıyorum siteye bir şeyler yazmak için, windowsun menüleri, aletleri ile yazı yazmaya üşeniyorum :) cd-rom’ u da yok ufaklığın, kendisi cd-rom’ dan az büyük zaten, pardus’ a geçemiyoruz.. çözüm arayışlarımız sürüyor.. bugün c.tesi, izinli olmam lazım değilim, ofisteyim… geçtiğimiz gün süper bir icatla karşılaştım, bir programcık, kuruyorsun, iki ufak ayar yapıyorsun, blogunun paneline kendi giriyor, sen yazmak istediğinde masaüstünde simgeye tıklayıp açılan minicik pencereye şu an benim yaptığım gibi yazıyorsun, geri kalanını o hallediyor. accayip bi kolaylık…şimdi benim yaptığım gibi… neyse efendim.. velhasılıkelam geçen zamanın özeti böyleydi.. ha bu arada iki kez dayak yiyip, bir kez bıçaklandım, onu saymazsak başka bir gelişme yok… var da yok… onları da birazdan, bir kaç saat sonra, belki akşam, bölüm bölüm anlatacağım.. mesela yeni kitaplar var.. mesela müzik var… okuduklarım-yaptıklarım var.. yeni misafirler var… var Allah var… :) sevgiynen efendim…
